Eğitim Bilimleri Bölümü / Department of Educational Sciences

Permanent URI for this collection

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 5 of 8
  • Publication
    Open Access
    Gender, Age and Anxiety as Predictors of Nomophobia in University Students*
    (Sakarya Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2021) Taş, İbrahim; EKER, HALİME
    Mobile technologies have become one of the important parts of human life. Smartphones have become the most used technological devices of daily life, with newly added features every day. However, intense and non-functional use of these devices may cause problems. Nomophobia, which is defined as the fear of being without a mobile phone or being unable to be online, has begun to take place in literature as a current phenomenon. The present study discusses the variables of gender, age and anxiety as predictors of nomophobia in university students since the phenomenon is common especially in young people. The study group consists of 372 university students. Personal Information Form, Beck Anxiety Scale and Nomophobia scale were used as data collection tools in the study. Pearson correlational analysis and hierarchical regressions were conducted for data analysis. According to the results obtained from the study, anxiety total scale and subjective anxiety and somatic symptoms sub-dimensions were found to be positively associated with nomophobia. It was found that gender and subjective anxiety sub- dimension of anxiety scale significantly predicted nomophobia. On the other hand, it was found that the variable of age did not predict nomophobia significantly. The data obtained were discussed in the light of literature and suggestions were made to researchers.
  • Publication
    Open Access
    Yaşam Boyu Özgül Öğrenme Güçlüğü
    (Ali Cangül, 2019) AKSOY, ŞENNUR GÜNAY
    Özgül öğrenme güçlüğü normal ya da normalin üstünde zekâya sahip olduğu halde konuşma, dinleme, okuma, yazma, mantık yürütme ve matematik becerilerinin kaza-nılması ve uygulanmasında zorlukların belirgin olduğu nörobiyolojik bir bozukluktur. Okul çağındaki çocuklardaki görülme sıklığı %5-14, yetişkinlerdeki sıklığı %4 olan bu bozukluk nörogelişimseldir. Özgül öğrenme güçlüğünün etyolojisine yönelik yapılan çalışmalarda biyolojik, genetik, sosyal ve psikolojik faktörlerin yanı sıra beynin yapı ve işleyişi ile bozulmaların etkili olduğu belirtilmiştir. DSM-5’te ÖÖG Okuma güçlüğü (dis-leksi), Yazılı anlatım güçlüğü (Disgrafi), Matematik güçlüğü (diskalkuli) olarak üç baş-lıkta ele alınmıştır. ÖÖG’nün fark edilmesi okuma yazmada yaşanan zorluklarının ortaya çıkması ile genellikle ilkokula başladıkları dönemde olmaktadır. Ancak okul öncesi dönemde de bu bireylerde, dil gelişimi, dikkat, motor gelişim, sosyal ve duygusal alanda bir takım sorunlar yaşanmaktadır. Bu belirtilerin aileler ve uzmanlar tarafından doğru değerlendirilip ele alınması, tanı ve uygun tedavinin başlanması açısından önem taşımaktadır.
  • Publication
    Open Access
    Okul Öncesi Dönemde Yaratıcılığı Geliştirmeye Yönelik Farklı Sosyoekonomik Düzeydeki Ebeveyn Deneyimlerinin İncelenmesi
    (Anı Yayıncılık, 2019) ÖZER, MERVE; Polat, Aslı Yıldırım
    Okul öncesi dönemde çocuğun geliştirilmesi gereken becerilerinden biri yaratıcılıktır. Yaratıcılığın doğuştan geldiği bilinse de herkeste farklı düzeyde olması, bu becerinin gelişimini etkileyen faktörlerin olduğunu göstermektedir. Bu faktörlerin başında ebeveyn gelmektedir. Alan yazında çocukların yaratıcılıklarının yaş, cinsiyet, sosyoekonomik düzey gibi değişkenlere göre nasıl değiştiğine yönelik araştırmalar bulunmaktadır. Ancak ebeveynlerin çocuklarının yaratıcılıklarını geliştirmek için neler yaptığına dair herhangi bir araştırmaya ulaşılamamıştır. Bu araştırmanın amacı ebeveynlerin okul öncesi dönemdeki çocuklarının yaratıcılıklarını geliştirmeye ilişkin deneyimlerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim kullanılmıştır. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile belirlenmiş ve iki alt, iki orta ve iki üst sosyoekonomik düzeyde altı ebeveyn ile görüşülmüştür. İçerik analizi sonucunda ebeveynlerin öğrenim düzeyi fark etmeksizin çocuklarıyla yaratıcılığı geliştirmede benzer etkinlikler yaptıkları ancak düşük sosyoekonomik düzeydeki ebeveynlerin olan imkanlarını kullanarak daha yaratıcı davrandıkları, yüksek sosyoekonomik düzeydeki ebeveynlerin ise çocuğu ile üretmek yerine hazır almaya daha meyilli oldukları görülmüştür. Bu nedenle ebeveynlerin yaratıcılığı geliştiren etkinlikler konusunda desteklenmesi gerekmektedir.
  • Publication
    Open Access
    Ergenlerde Sosyal Görünüş Kaygısı ile Öznel İyi Oluş Arasındaki İlişkide Sosyal ve Duygusal Öz Yeterliğin Aracı Rolü
    (Kafkas Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, 2020) VAROL, DİDEM
    Bu araştırmanın amacı ergenlerde sosyal görünüş kaygısı ile öznel iyi oluş arasındaki ilişkide sosyal ve duygusal özyeterliğin aracı rolünü incelemektir. Buna ek olarak çalışmada cinsiyetin sosyal görünüş kaygısı ile öznel iyi oluş arasındaki ilişkide düzenleyici rolü bulunup bulunmadığı da incelenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi 2019-2020 öğretim yılında İstanbul’ da bir lisede öğrenimlerine devam etmekte olan 357 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş aralığı 13-18’dir. Öğrencilerin 180’ i (%50.4) kadın, 177’ si (%49.6) erkektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği, Çocuklar için Özyeterlik Ölçeği ve Ergen Öznel İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Veriler Betimsel İstatistikler, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve Bootstrap Yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen bulgular p< .05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Araştırma bulgularına göre sosyal görünüş kaygısı, sosyal-duygusal özyeterlik ve öznel iyi oluş ile negatif yönde ilişki göstermektedir. Özyeterlik algısı ile öznel iyi oluş arasında ise pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Yapılan aracılık analizi sonucunda sosyal-duygusal özyeterliğin, sosyal görünüş kaygısı ve öznel iyi oluş arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu tespit edilmiştir. Düzenleyicilik analizi sonucunda ise cinsiyetin sosyal görünüş kaygısı ve öznel iyi oluş arasındaki ilişkide düzenleyici rolü olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar literatür bağlamında tartışılarak sunulmuştur.
  • Publication
    Open Access
    Üni̇versi̇te Öğrenci̇leri̇nde Psi̇koloji̇k Sağlamlık İle Yaşamın Anlamı ve Algılanan Sosyal Destek Arasındaki̇ İli̇şki̇ni̇n İncelenmesi̇
    (İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2020) EKER, HALİME; Taş, İbrahim; Anlı, Gazanfer
    Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde yaş, cinsiyet, sosyal destek ve yaşamın anlamının psikolojik sağlamlığı yordayıp yordamadığını araştırmaktır. Araştırma grubunu 436 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Bunların 142’si (%32.6) erkek, 294’ü (%67.4) kadındır. Katılımcıların yaşları 17-31 arasında değişmekte olup, yaş ortalamaları 20.40’tür. Veri toplamak için Kişisel Bilgi Formu, Yaşamın Anlamı Ölçeği, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Psikolojik Sağlamlık Ölçeği kullanılmıştır. Normallik varsayımlarının karşılandığı görüldükten sonra analizlere geçilmiştir. Psikolojik sağlamlık ile aileden algılanan sosyal destek, arkadaştan algılanan sosyal destek ve mevcut yaşam anlamı arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Psikolojik sağlamlığın, cinsiyet, aileden algılanan sosyal destek, arkadaştan algılanan sosyal destek ve mevcut yaşam anlamı tarafından yordandığı tespit edilmiştir. Elde edilen veriler alan yazın ışığında tartışılmıştır.