Sağlık Kurumları İşletmeciliği Programı / Health Institutions Management Program

Permanent URI for this collection

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 4 of 4
  • Publication
    Open Access
    Dönüşümcü Liderlik Tarzının Bilgi Paylaşımına Etkisinde Destekleyici Örgüt İkliminin Aracı Rolüne Yönelik Bir Araştırma
    (ASOS Eğitim Bilişim Danışmanlık Otomasyon Yayıncılık Reklam Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ., 2020) Bozkurt, Serdar; Demirhan, Ayşe; ÖZTÜRK, KÜBRA MERTEL
    Günümüz iş dünyasında var olan değişim kendini özellikle çalışanların organizasyonlarından beklenti ve isteklerinde göstermektedir. Çalışanların beklenti ve isteklerini karşılamak adına organizasyonlarda birtakım yenilikler yapılması kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu noktada, değişimi ve yeniliği destekleyecek liderlere ihtiyaç olduğu görülmektedir. Dönüşümcü liderlerin oluşturacağı destekleyici örgütsel iklimin çalışanlar üzerindeki etkileri farklı sonuçlarla kendini gösterebilecektir. Bu sonuçlardan biri de bilgi paylaşımı olarak göze çarpmaktadır. Araştırma, organizasyonlarda sergilenen dönüşümcü liderlik ile çalışanların bilgiyi paylaşımına etkisinde destekleyici örgüt ikliminin aracılık rolünü incelemektir. Araştırma verileri anket yoluyla toplanmıştır. Anket formunun ilk kısmı katılımcıların demografik niteliklerini tespit etmeye yöneliktir. İkinci kısım dönüşümcü liderlik ölçeği (bağımsız değişken), üçüncü kısım destekleyici örgüt iklimi (aracı değişken) ve son kısım ise bilgi paylaşımını (bağımlı değişken) ölçeğini içermektedir. Araştırma verilerinin analizinde; geçerlilik ve güvenilirlik analizlerinin yanı sıra, regresyon ve korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Aracılık ilişkisinin test edilmesi içinse, Baron-Kenny (1986) tarafından önerilen ve aracılık ilişkisini üç aşamada ele alan yöntem kullanılmıştır. Araştırmaya 135 çalışan katılmıştır. Sonuç olarak, dönüşümcü liderliğin çalışanların bilgi paylaşımları üzerindeki etkisinde destekleyici örgüt ikliminin tam aracı rolünün olduğu belirlenmiştir. Ayrıca değişkenler arasında orta ve yüksek düzeyde korelasyonel ilişki olduğu da belirlenmiştir. Bu çerçevede, dönüşümcü liderlik ile destekleyici destekleyici örgüt iklimi arasında yüksek düzeyde pozitif yönde, dönüşümcü liderlik ile bilgi paylaşımı arasında orta düzeyde pozitif yönde ve bilgi paylaşımı ile destekleyici örgüt iklimi arasında yine orta düzeyde pozitif yönde ilişkiler belirlenmiştir.
  • Publication
    Metadata only
    Marka Sadakat Derecelerinin, Tüketicilerinin Satın Alma Kararlarına Etkisi
    (2019-10) FENER, TUGBA
    Tüketim, insanların ihtiyaç ve istekleri için belirli bir sürede kaynakların kullanılmasıdır. Tüketici olmazsa tüketim de olmayacağından pazarlarmacıların tüketici davranışlarını iyi bilmesi gerekir. Modem pazarlama anlayışı işletmelerin en yüksek düzeyde müşteri memnuniyetini gerçekleştirerek müşteri sadakatini başarmalarını gerektirmektedir. Yüksek düzeyde memnuniyet ve güçlü bir sadakat ilişkisi, tüketici tercihlerinin çok iyi araştırılması ve etki eden faktörlerin belirlenmesini içeren etkin bir pazar araştırmasını zorunlu kılmaktadır. Tüketicilerin bir markayı düzenli olarak satın almak için gösterdikleri bilinçli veya bilinçsiz niyet veya davranışlar, daha önceden satın alıp denedikleri bir markayı satın almayı sürdürme eğilimleri ya da belirli bir süre içinde bir ürün kategorisi içinde yer alan bir ya da daha çok markaya karşı takındıkları olumlu tutum ve davranış tepkisi olarak tanımlanabilen marka sadakati; basit bir "tekrar eden satın alma davranışının çok ötesinde bir anlarn ifade etmektedir. Rakip işletmelerin uyguladıkları iskonto ve indirimlerden, reklam kampanyalarından ve bunun gibi tutundurma çabalarından etkilenmeyen, satın alma için kesin istek gösteren ve yeni ürün arayışına girmeyen tüketicilerin sadık (bağımlı) müşteri olarak değerlendirildiği bir ortamda bu konudaki çeşitli araştırmalara göre, marka bağımlısı tüketicilerin işletme için bağımlı olmayanlardan dokuz kat daha karlı olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle müşterileri, bağımlı müşterilere dönüştürmenin işletmeler için olmazsa olmaz olduğu sonucuna varılabilir. Marka sadakati en fazla gençler ve eğitim düzeyi yüksek tüketici kitleleri arasında görülmektedir. Bu nedenle; araştırmanın evrenini, bir işletmenin marka yaratmadaki başrı ya da başarısızlığını gösteren en önemli müşteri gruplarından biri olan "üniversite gençleri" oluşturmaktadır. Bu çalışmada; vakıf üniversitesi öğrencilerinin satın alma kararlarına etki eden marka sadakat derecelerini ölçmeye yönelik bir uygulama yapılacaktır.
  • Publication
    Metadata only
    Yüksek Katılımlı İnsan Kaynakları Uygulamalarının Çalışanların İş Tatmini ve İşten Ayrılma Niyetleri Üzerindeki Etkileri
    (2019-08) MERTEL, KÜBRA ; 301774
    Introduction With the rapidly changing in business environment, companies give more importance to improving then- capabilities and acknowledge that their competing power and success depend on highly motivated, satisfied, and innovative human resources. Although the use of new technologies, good marketing strategies, and better customer service contribute to firms’ success, human resources are the most important resources for companies to create competitive advantage (Huselid and Becker 1998). This is because technologies, marketing strategy, customer services can be imitated by the competitors while employees’ knowledge, skills and abilities cannot. So, companies must invest in their employees by using effective human resource management practices. Several researchers have so far focused on the relationship between human resource management practices and job satisfaction (Bemardin and Russel 1993; Garcia 2005; Thang and Buyens 2008) and turnover intention (e.g., Huselid 1995). They specifically find that human resource management practices, and particularly high-involvement human resource management practices influence employees’ job satisfaction (Tzafrir 2006; Katou and Budhwar 2007) while they have negative impacts on employees’ turnover intention (Robert et al. 2000). However, previous studies have not investigated the relationship between high involvement human resource management, employees’ job satisfaction, and turnover intention in the same model. Specifically, research to date has not examined the mediating effect of job satisfaction on the relationship between high-involvement human resource management practices and turnover intention. This study aims to fill the aforementioned gaps by examining the relationship between high involvement human resource management and turnover intention in the context of a developing country, namely Turkey. It will also shed light on the mediating role of job satisfaction in the relationship between high involvement human resource management and employees’ turnover intention. In this way, this study intends to contribute the human resource management, job satisfaction, and turnover intention literatures in different ways. It also guides the researchers to conduct similar studies in developing countries such as Turkey which attracts many investors to conduct business in a large market which involves a highly-skilled workforce. Material and Methods In this study, a quantitative research method was used to investigate the relationships between the high- involvement human resource management practices, job satisfaction, and turnover intention. Data were collected from 70 employees working in five different companies operating in the retail industry in Turkey. Collecting data from different companies operating in the same industry helps to generalize the findings of the study for retailing industry in Turkey. In this study, Statistical Package of the Social Sciences {SPPS} version 23 is used to analyze the hypotheses. Results Results revealed that when considered independently, information sharing, empowerment, and fair rewards have significant impacts on turnover intention. On the other hand, when these practices are considered as a whole, only fair rewards and empowerment influence turnover intention. Similarly, when considered individually, each high involvement human resource management practice has an effect on job satisfaction while empowerment is the only practice that influences job satisfaction in the multiple regression model conducted with the three high involvement human resource practices. Consistent with the vast amount of empirical evidence, results indicate a negative relationship between job satisfaction and turnover intention. Mediation analysis reveal that job satisfaction acts as a perfect mediator in the relationship between empowerment and turnover intention. This finding indicates that empowerment increases employees’ job satisfaction which subsequently decreases their turnover intention. Discussion In this research empowerment arises as the only high involvement human resource practice that significantly impacts employees’ job satisfaction and turnover intention. This finding can be also associated with the gender and age levels of the participants. The majority of the respondents in the sample are women (65.9 %) and the mostly represented age group is between 26-45. As the women aged between 26 and 45 may need more empowerment than men may do, empowerment might emerge as the only high involvement human resource practice that significantly impacts outcome variables.
  • Publication
    Metadata only
    Türk Otomobil Sektöründen Kurumsal Marka Kişiliğinin Müşteri Memnuniyeti ve Sedakati Üzerine Etkileri
    (2019-11) Gedikçi Fener, Tuğba; 141799
    Markalaşma ve markanın doğru ve etkin yönetimi şirketler açısından hayati önem taşımaktadır. Rekabet şartlarının çok yoğun bir şekilde şirketleri farklılaşmaya yönlendirdiği günümüz dünyasında, Kotlerin değindiği "yeni ekonomi" marka olmanın önemini daha da açık olarak gözler önüne sermiştir. Yeni ekonomi, geçmişteki "mass production- kitlesel üretim" modelleri yerine "mass customization- kitlesel bireyselleşme" olgusunu ortaya çıkarmıştır. Pazarlama bilimine göre doğru fiyatla, doğru zamanda, doğru promosyonlarla ve doğru yerde bulunmak bir malın satışı için artık yeterliliğini yitirmiş; müşteri kavramının tüketime bakışı da bu süreçte farklılığa uğramıştır. Artık tüketici ve müşterinin ayrı kavramlar olduğu ve pazarlama yönetiminin yeni müşteriler kazanmak için sarf ettikleri çabadan daha fazlasını mevcut müşterileri elde tutabilmek adına sarf etmeleri gerektiği aşikardır. Günümüz iş dünyasında, işletmeler için en değerli varlık müşterileridir. İşletmelerin de en temel amacı en değerli varlıkları memnun etmek ve sürekliliğini sağlamaktır. Sayısız ürün ve hizmet alternatifine sahip olan müşteriyi uzun süre aynı işletmeye bağlı tutabilmek de zorlaşmaktadır. Müşteriler çok kolay bir şekilde kullandıkları ürün ve hizmetleri değiştirebilmektedirler. Loyalty-sadakat kavramı ortaya çıktığından bu yana üretim yapan tüm işletmeler ister mal ister hizmet üretsinler müşterilerinin sadık kalabilmeleri adına çalışa gelmişlerdir. Araştırmanın temel amacı; vakıf üniversitelerinde eğitim gören yüksek gelirli öğrencilerin otomotiv satın alma davranışlarını irdeleyerek, alternatif otomotiv markaları arasından yaptıkları seçimi ve belirli bir markaya yönelik sadakat derecelerini marka kişilikleri nezdinde ölçmektir.