Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü / Department of Turkish Language and Literature

Permanent URI for this collection

Turkish Language and Literature

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 5 of 175
  • Publication
    Open Access
    Şiir Okyanusunun En Derin Yeri: Metafor
    (Yusuf Çetin, 2021) SEVİNDİK, BERNA
  • Publication
    Open Access
    El Gözünde Çöp Aramak
    (ASOS Eğitim Bilişim Danışmanlık Otomasyon Yayıncılık Reklam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., 2021) KÖKSAL, MEHMET FATİH
    Giriş YÖK’ün son zamanlarda getirdiği en iyi uygulamalardan biri, intihal veya benzeri yayın etiği ihlallerinin önüne geçebilmek için bir çözüm olması beklentisiyle lisansüstü eğitimde Bilimsel Araştırma Metotları ve Yayın Etiği dersinin mecburi kılınmasıdır. Bu ders, kimi üniversitelerde farklı adlarla uygulansa da hangi anabilim dalı olursa olsun, ülkenin bütün yüksek öğretim kurumlarında “zorunlu ders” olarak okutulmaktadır. Adından da anlaşılacağı üzere bu dersten hedeflenen iki şey vardır: İlki, öğrencilere akademik hayatın eşiğinde iken bilimsel araştırmanın neden ve nasıl yapılması gerektiğinin, literatür taramasından yayın evresine gelene kadar bütün aşamalarındaki uygulama esaslarının, kısacası metodoloji bilgisinin verilmesi; ikincisi ve bizce en az ilki kadar önemli olanı ise başta intihal olmak üzere yayın etiği ilkelerine uymayan davranışlardan sakınmaları gerektiği bilincinin kazandırılmasıdır...
  • Publication
    Open Access
    Âşık Paşa’nın Gazellerine Dair Bazı Düşünceler ve Bilinmeyen Dört Şiiri
    (ASOS Eğitim Bilişim Danışmanlık Otomasyon Yayıncılık Reklam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., 2021) KÖKSAL, MEHMET FATİH
    Türk yazı dilinin Anadolu’daki önderlerinden Âşık Paşa, Garîb-nâme adlı yaklaşık 10600 beyitlik mesnevisiyle daha kendi devrinde şöhret kazanmıştır. Onun, kendisini meşhur eden Garîb-nâme’sinden başka, çoğu nasihatamiz nitelikte olan küçük mesnevileri, bütün mısraları Arap alfabesinin bir harfiyle başlayan 29 gazelden müteşekkil Elif-nâme adlı bir manzumesi ve Sema Risalesi (Risāle fī Beyāni’s-semāʿ) adlı içinde bazı manzum parçaların da bulunduğu mensur bir eseri vardır. Bunlardan başka Âşık Paşa, duygu ve fikirlerini daha serbest bir tarzda ifade ettiği gazeller de kaleme almıştır. Onun şiir mecmuaları ve cönklerde yer alan bu şiirleri öteden beri araştırmacıların dikkatini çekmiş ve yayımlanmıştır. Bugüne kadar Sadettin Nüzhet Ergun, Abdülbâkî Gölpınarlı, Orhan Kemal Tavukçu ve M. Fatih Köksal’ın muhtelif çalışmalarında, hemen hepsi gazel nazım şekliyle kaleme alınmış toplam 54 adet manzume Âşık Paşa’nın şiiri olarak tespit edilmiş ve yayımlanarak bilim dünyasının ilgi ve dikkatine sunulmuştur. Bu çalışmada, önce Âşık Paşa’nın gazelciliği değerlendirilmiş, bir gazel şairi olarak Âşık Paşa’nın edebiyat tarihimizdeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bugüne kadar yapılan kimi yorumlarda dikkat çeken, onun didaktik şiirler yazdığı vurgusunun hassaten gazelleri açısından isabetli olmadığı kanaati izhar edilmiştir. Bu çalışmada önce şairin “müstakil” şiirlerinde bir form olarak gazeli kullanması bakımından klasik Türk şiirine yol açıcı bir rol oynadığı tezi dile getirildikten sonra şiirlerinin yer aldığı el yazması nüsha tanıtılmış, son olarak da bilinmeyen dört gazelinin transkripsiyonlu metni verilmiştir.
  • Publication
    Open Access
    Türkiye’de Ali Şir Nevâyî Çalışmaları
    (Türk Dil Kurumu, 2021) TÜRK, VAHİT
    Henüz hayattayken eserleri Türk ülkelerine dağılan, sevilerek okunan, şiirlerine nazireler yazılan, eserlerinin okunup anlaşılması için sözlükler hazırlanan Nevâyî, on altıncı yüzyıldan bugüne aynı ilgiyi görmüş bir kişidir. Onun bu kadar ilgiye mazhar olmasının sebebi, pek çok alanla ilgili olarak bıraktığı eserler ve yaşarken yapmış olduğu faaliyetler, bilimin ve sanatın değişik alanlarında yetiştirmiş olduğu kişiler, bu kişilerin ortaya koyduğu eserlerdir. Nevâyî’nin Osmanlı şairleri üzerindeki etkisi çeşitli çalışmalara konu olmuş, bilim adamları konuyu çeşitli yönleriyle ele alıp değerlendirmişlerdir. Bu çalışmada Türkiye’de Ali Şir Nevâyî ve eserleri üzerine yapılan çalışmalar çeşitli başlıklar altında toplanmış ve bu çalışmaların künyeleri verilmiştir. Çalışmalar; yüksek lisans ve doktora tezleri, makaleler, lehçelerden aktarma makaleler, yabancı dillerden çeviri makaleler, bildiriler, kitaplar ve çeviri kitaplar başlıkları altında tasnif edilip alfabetik olarak sıralandı. Çalışmalara göz atıldığında tezlerin, bir ikisi dışında dil ve edebiyat alanıyla ilgili olduğu, daha çok metin üzerinde dil çalışması yapıldığı görülür. Makalelerde ve bildirilerde Ali Şir Nevâyî’nin eserlerinin oldukça değişik yönlerden değerlendirilmeye, ayrıca kişilik özellikleriyle ve dönemiyle ilgili tespitler yapılmaya çalışıldığı dikkat çeker. Metin yayını olarak değerlendirebileceğimiz kitap yayınlarının bir kısmı, yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerinin yayımlanmış biçimidir. Bu yayınlarda Ali Şir Nevâyî hakkında kısa bilgi veren genel bir girişin dışında bir bilgi ya da metnin Türkiye Türkçesine aktarması, sözlüğü ya da dizini yer almaz. Divanlar ve mesnevilerle ilgili yayınların çoğu yalnızca metnin çeviri yazılı aktarmasıdır. Diğer bazı yayınlarda çeviri yazılı metin, metnin Türkiye Türkçesine aktarması, dizin ve sözlük ile tıpkıbasım yer alır. Genel okuyucuya hitap eden yalnızca aktarmadan oluşan metin yayını ise bir iki eserle sınırlı kalmıştır.
  • Publication
    Open Access
    Divân-ı Hikmet’te Geçen Arapça Sözcüklerin İşletimi
    (Yakup YILMAZ, 2021) TOPCİ, ÇAĞLA BARİKAN
    Uzun yıllar göçebe bir yaşam süren Türkler, bu yaşamın doğal sonucu olarak hareketli bir toplum kimliği taşımışlardır. Türkçenin Uygurlar döneminden itibaren bu hareketlilikten etkilenerek komşu dillerle etkileşim kurmaya başladığı yazılı ürünlerle takip edilebilmektedir. Türkçenin farklı yaşam ve kültürel ortamla karşılaştığı Uygurlar döneminde başlayan bu etkileşim, XI. yüzyılda İslamiyet’in kabul edilmesi ile birlikte Arapça ve Farsça çizgisinde yoğunlaşmıştır. Dil ilişkileri olarak tanımlanan bu etkileşim, çağdaş dil bilimi çalışmalarının ele aldığı önemli konulardan biridir. Çünkü dil ilişkileri, yalnızca ödünçleme sözcük alışverişinden ibaret olmayan toplumların dile bakış açısının sosyo-kültürel boyutlarını da içine alan disiplinlerarası bir araştırma konusudur. Bu çalışmada Türk edebiyat ve kültür tarihinin en değerli eserlerinden biri olan Divân-ı Hikmet’te söz dizimine girmiş Arapça alıntı sözcükler ele alınacak, çeşitli dil bilgisi kuralları ile Türkçede işletime sokulmuş örnek sözcükler üzerinden bir değerlendirme yapılacaktır. Bu sayede, Divân-ı Hikmet’te yer alan kimi Arapça sözcüklerin Türkçeleşme sürecini nasıl ve hangi dil bilgisi yapıları ile gerçekleştirdiği üzerinde durulacaktır. Türkçenin yabancı dillerle olan etkileşimi üzerine yapılacak olan çalışmalar arttıkça, hangi dil bilgisi özelliklerinin bu etkileşimi teşvik ettiği hangilerinin etkileşime karşı koyduğu gibi soruların cevapları farklı bir bakış açısıyla değerlendirilebilecektir.