Hukuk Doktora Programı / Law PhD Program

Permanent URI for this collection

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 4 of 4
  • Publication
    Open Access
    Rekabete aykırılıkların özel hukuk alanındaki sonuçları ve rekabete aykırılıktan dolayı uğranılan zararın tazmini
    (İstanbul Kültür Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Hukuk Anabilim Dalı / Özel Hukuk Bilim Dalı, 2016) Öztürkler, Mahmut; Öztürk Akkartal, Hanife
    Rekabetin korunması hakkındaki kanunda piyasadaki rekabetin olumsuz etkilenmemesi için yasak hükümler getirilmiştir. Bu hükümlere aykırı yapılan anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar geçersizdir ve zarar görenler zararların tazmini için dava açabilirler
  • Publication
    Open Access
    Kriminolojik değerlendirmeler ışığında ceza hukukunda fücur
    (İstanbul Kültür Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Kamu Hukuku Anabilim Dalı / Kamu Hukuku Bilim Dalı, 2016-02) Tütüncü, Efser Erden
    Bu çalışmanın amacı akrabalar arasındaki cinsel ilişkileri ifade etmek üzere kullanılan ve Türk Ceza Hukuku'nda bugüne kadar yeterice tartışılmamış olan fücur konusunu tartışmaya açmaktır. Bu bağlamda mukayeseli hukuktaki düzenlemeler incelenerek, Türk Ceza Hukuku'nda bu konuda yapılacak bir düzenlemenin nasıl olması gerektiği yönünde görüşler ortaya konmuştur. Ayrıca İstanbul ölçeğinde fücur konusunda bir alan araştırması (anket çalışması) gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler tablolar halinde sunularak yorumlanmıştır.
  • Publication
    Open Access
    Türk vergi usul hukuku'nda re'sen araştırma ilkesi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Kamu Hukuku Anabilim Dalı / Kamu Hukuku Bilim Dalı, 2016-02) Güneş Karaçoban, Tuğçe
    Çalışmamızın konusunu, Türk Vergi Usul Hukuku'nda re'sen araştırma ilkesinin hukuki temeli, amacı, anlamı ve vergi idaresinin sahip olduğu özel usuller çerçevesinde ilkenin somutlaştırılması oluşturmaktadır. Özellikle, bu adla açık bir düzenlemeye konu edilmemiş olan ilkenin, hukuki temelini Anayasa, kanunlar ve idari düzenlemelerden aldığı, amacının Anayasa'ya uygun vergilendirme, anlamının ise vergi usulünün – son sorumlu olarak - vergi idaresi tarafından yürütülmesi olduğunun tespiti çalışmamızın temelini oluşturmaktadır. Burada hedef, daha önce Türk vergi usulü bakımından hiçbir çalışmaya konu edilmemiş olan ilkenin, varlığı, amacı, anlamı ve vergi idaresinin sahip olduğu özel usullerle bazı özel vergi türleri bakımından nasıl somutlaştığını açıklığa kavuşturmaktır. Method olarak çalışmamızda ele alınan konular, yeni düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, ülkemiz hukuk sistemi açısından ve bazı ülke örnekleri üzerinden değerlendirilmiş ve içtihatlardan da yararlanılarak, öğreti ve uygulamayı esas alan bir çalışma hedeflenmiştir. Türk Vergi Usul Hukuku bakımından hiçbir esere konu edilmemiş olan re'sen araştırma ilkesinin tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturulması konularında çalışmamızın yararlı olabileceği düşüncesindeyiz.
  • Publication
    Open Access
    Ceza Hukukunda Yeni Boyutlarıyla Erteleme
    (İstanbul Kültür Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Hukuk Anabilim Dalı, 2008-08) Töngür, Ali Rıza; Prof. Dr. Durmuş Tezcan
    Bu çalışmanın konusu, ceza yargılamasının farklı aşamalarındaki erteleme türleridir. Amaç, aynı zamanda iyi birer ceza politikası aracı da olan bu kurumların, karşılaştırmalı hukuk ve ulusal hukukumuzdaki yapısı, uygulama yöntemleri ve sonuçlarını araştırmaktır. Ceza yargılamasının farklı aşamalarında erteleme, en geniş anlamıyla; suç faili hakkında kamu davasının açılmasının, duruşma yapılmasının, mahkûmiyet hükmü verilmesinin veya mahkûmiyet hükmü açıklanmışsa infazının, belirlenen denetim süresi içinde göstereceği iyi hale bağlı olarak ertelenmesini veya hükümlülüğün gerçekleşmemiş ya da cezasının infaz edilmiş sayılması sonucunu meydana getirmesidir. Yapılan bu tanım, koşul ve uygulanma yöntemleri birbirlerinden farklı olmakla birlikte, sonuç olarak her biri erteleme türü olan, ?kamu davasının açılmasının ertelenmesi, duruşmanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının ertelenmesi/ geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi kurumlarını kapsar. Anılan bu yapılanmalar, XIX. Yüzyıl sonuna kadar, en iyi yaptırım biçimi olduğuna inanılan hapis cezasının, suçluların ıslahında, sanıldığı kadar etkili olmadığının anlaşılması ile ortaya çıkan alternatif arayışların sonucu olarak gelişmişlerdir. Bu doğrultuda özellikle, basit suçlar nedeniyle hükmedilen kısa süreli sayılabilecek hapis cezalarının, faili ıslah etmediği aksine, daha nitelikli suçlar isleyen mükerrir ve damgalanmış bir suçlu haline getirdiğinin anlaşılması uzun sürmemiştir. Yargılamanın farklı aşamalarındaki erteleme kurumları, ilk defa kasıtlı bir suç isleyen ve kısa süreli hapis cezasına çarptırılan sabıkasız kişilerin, hapishanelerin suç okulu olarak da adlandırılan olumsuz ortamından uzak tutulması, devletin infaz külfetinden ve mahkemelerin is yoğunluğundan kurtarılması amaçlarının gerçekleştirilmesinin yanı sıra, cezanın genel ve özel önleme amaçlarını da gerçekleştirebilecek iyi birer ceza politikası aracıdırlar. Ayrıca bu kurumlar, yapılarında var olan onarıcı adalet anlayışı sonucu, ceza hukukunda sanık karsısında ihmal edilen mağdurun tekrar hatırlanmasını ve suç nedeniyle oluşan zararlarının giderilmesini sağlayarak, toplum barışına katkıda bulunan yapılanmalardır. Anglo-Amerikan Hukuk Sistemi kaynaklı olan, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açılanmasını geri bırakılması kurumları, ceza muhakemesi hukuku içinde yer alırken; Kıta Avrupası Hukuk Sistemi kaynaklı olan cezanın ertelenmesi kurumu, bir ceza hukuku yapılanmasıdır. Bu kurumlar, koşulları, nitelikleri, uygulanma şekilleri ve sonuçları yönünden farklılık gösterirler. Kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hem idari hem de yargısal özellikleri yapısında barındıran savcılık makamı, soruşturma aşamasında karar verirken; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesine, tamamıyla yargısal nitelikli mahkemeler tarafından kovuşturma aşaması sonunda karar verilir. Doktrinde ertelemenin, ceza hukukunun yaptırımlar sistemi içinde, cezaların ve emniyet tedbirlerinin yanı sıra, üçüncü bir iz olduğu da savunulmaktadır. Yargılama dışına çıkarma (diversion) yöntemlerinin yanı sıra, kamusal cezaların da bir kısım özelliklerini taşıyan yargılamanın farklı aşamalarındaki erteme türlerinden, cezanın ertelenmesi kurumuna, Türk Ceza Hukuku yabancı değildir. Anılan kurum, Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana hukukumuzda uygulanmaktadır. Ne var ki, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması için aynı şeyi söyleyebilmek mümkün değildir. Yirminci Yüzyılın ortalarında, Kıta Avrupası Hukuk Sistemine yerleşen bu kurumlar, ulusal mevzuatımızda ilk kez, 2005 yılının ortalarında Çocuk Koruma Kanunu ile yer bulabilmiştir. Yargılamanın farklı aşamalarındaki erteleme kurumları ile birlikte es zamanlı olarak getirilen ve anılan kurumlar için son derece önem arz eden denetimli serbestlik sistemi de ceza hukukumuz için ayrı bir kazanım olmuştur. Çalışma, yargılamanın farklı aşamalarındaki erteleme türleri ve denetimli serbestlik sistemi bakımından, mevzuatımızda yasanan süratli gelişmenin, uygulamaya beklenildiği ölçüde yansıyamadığını ortaya koymuştur. Topluma, mağdura ve suç failine önemli kazanımlar sağlayabilecek ve mahkemelerin de is yoğunluğunu azaltabilecek olan bu kurumların, etkili biçimde kullanılabilmesi için gereken alt yapının kurulması ve uygulayıcıların eğitilmesi için gayret gösterilmesi gerektiği inancındayız. Anahtar Sözcükler : Cezanın Ertelenmesi, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Onarıcı Adalet, Denetimli Serbestlik.